Burûc
Burçlar · 22 ayet
البروج
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلْبُرُوجِ
Vessemai ẕatilbüruc.
Burçlar sahibi gökyüzüne,
وَٱلْيَوْمِ ٱلْمَوْعُودِ
Velyevmilmevud.
Vaad olunan o güne,
وَشَاهِدٍۢ وَمَشْهُودٍۢ
Veşahidiv vemeşhud.
Şahitlik edene ve edilene andolsun ki,
قُتِلَ أَصْحَٰبُ ٱلْأُخْدُودِ
Ḳutile ashabül'uḫdud.
Kahroldu o hendeğin sahipleri,
ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلْوَقُودِ
Ennari ẕatilveḳud.
O çıralı ateşin,
إِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌۭ
Iẕ hüm aleyha ḳuud.
Hani o ateşin başına oturmuşlar,
وَهُمْ عَلَىٰ مَا يَفْعَلُونَ بِٱلْمُؤْمِنِينَ شُهُودٌۭ
Vehüm ala ma yefalune bilmü'minine şühud.
Müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
وَمَا نَقَمُوا۟ مِنْهُمْ إِلَّآ أَن يُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ
Vema neḳamu minhüm illa ey yü'minu billahilazizilhamid.
Müminlere kızmalarının sebebi de, onların yalnız çok güçlü ve övgüye lâyık olan Allah'a iman etmeleri idi.
ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ شَهِيدٌ
Elleẕi lehu mülküssemavati vel'ard. vellahü ala külli şey'in şehid.
O Allah ki, göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur ve Allah her şeye şahittir.
إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُوا۟ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا۟ فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ ٱلْحَرِيقِ
Innelleẕine fetenülmü'minine velmü'minati ŝümme lem yetubu felehüm aẕabü cehenneme velehüm aẕabülhariḳ.
İnanan erkek ve kadınlara işkence yapıp sonra da tevbe etmeyenlere cehennem azabı ve yangın azabı vardır.
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ جَنَّٰتٌۭ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ۚ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْكَبِيرُ
Innelleẕine amenu veamilussalihati lehüm cennatün tecri min tahtihel'enhar. ẕalikelfevzülkebir.
İnanan ve iyi amel yapanlar için de altından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük kurtuluş odur.
إِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ
Inne batşe rabbike leşedid.
Kuşkusuz Rabbinin yakalaması serttir.
إِنَّهُۥ هُوَ يُبْدِئُ وَيُعِيدُ
Innehu hüve yübdiü veyüid.
Yoktan o yaratır ve tekrar o diriltir.
وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلْوَدُودُ
Vehüvelgafurulvedud.
Bununla beraber çok bağışlayandır, çok sevendir.
ذُو ٱلْعَرْشِ ٱلْمَجِيدُ
Ẕülarşilmecid.
Arş'ın sahibidir, yücedir.
فَعَّالٌۭ لِّمَا يُرِيدُ
Faalül lima yürid.
Dilediğini yapandır.
هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْجُنُودِ
Hel etake hadiŝülcünud.
O orduların kıssası sana geldi mi?
فِرْعَوْنَ وَثَمُودَ
Firavne veŝemud.
Yani Firavun ve Semud'un?
بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى تَكْذِيبٍۢ
Belilleẕine keferu fi tekẕib.
Fakat o inkarcılar hâlâ bir yalanlama içinde.
وَٱللَّهُ مِن وَرَآئِهِم مُّحِيطٌۢ
Vellahü miv veraihim mühit.
Oysa Allah onları arkalarından kuşatmıştır.
بَلْ هُوَ قُرْءَانٌۭ مَّجِيدٌۭ
Bel hüve ḳur'anüm mecid.
Hayır o şerefli bir Kur'ân'dır.
فِى لَوْحٍۢ مَّحْفُوظٍۭ
Fi levhim mahfuż.
Levhi Mahfuz'dadır.